Personel yükseltici platform sektörü, geleceğini veriye dayalı kararlarla şekillendiriyor

Platformder tarafından düzenlenen “Personel Yükseltici Platform Sektöründe Finansal Okuryazarlık Semineri”, akademi, finans ve sektör pratiğini aynı çatı altında buluşturdu. Küresel ekonomik belirsizliklerden Türkiye makro görünümüne; kur ve faiz risklerinden dijital veri analizine kadar geniş bir perspektifte yapılan değerlendirmeler, sektörün sürdürülebilir büyüme hedefi açısından önemli bir yol haritası ortaya koydu.

Personel Yükseltici Platform (PYP) sektöründe finansal sürdürülebilirlik, doğru yatırım kararları ve risklerin etkin yönetimi; son yıllarda yaşanan kur dalgalanmaları, yüksek finansman maliyetleri ve tahsilat riskleri nedeniyle her zamankinden daha kritik bir başlık haline geldi. Sektör büyümesini sürdürürken, şirketlerin yalnızca filo genişletmeye odaklanmasının yeterli olmadığı; yatırımın geri dönüş süresi, nakit akış dengesi, sözleşme altyapısı ve fiyatlama stratejilerinin bütüncül şekilde yönetilmesi gerektiği vurgulandı.

Sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla 11 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen etkinliğin sunuculuğunu Abdullah Tuncer üstlenirken, açılış konuşmasını Saruhan Günaydın yaptı.

Kaliteli büyüme vurgusu öne çıkıyor

PYP sektörünün yalnızca makine kiralama dünyasının bir parçası olmadığını belirten Platformder Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, “PYP sektörü; iş sağlığı ve güvenliği, verimlilik, sürdürülebilirlik ve modern şehirleşmenin stratejik bir bileşenidir” dedi.

Saruhan GÜNAYDIN – Platformder Yönetim Kurulu Başkanı

Günaydın, sektörün büyümesinin Türkiye’de sanayi, inşaat, altyapı ve hizmet ekonomisinin gelişimiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir büyüme için finansal okuryazarlığın sektörün merkezine yerleşmesi gerektiğini vurguladı.

Açılış bölümünde 2025 yılı itibarıyla sektörde gözlenen hareketlilik ve büyümenin altı çizilirken; kur, faiz ve enflasyon gibi makro göstergelerin yanı sıra maliyet baskısı, tahsilat riskleri ve finansmana erişim koşullarının kiralama şirketlerinin hem operasyonel hem de stratejik kararlarında belirleyici olduğu ifade edildi. Platformder’in hedefinin yalnızca büyüme değil, “kaliteli büyüme” olduğu belirtilerek kurumsallık, finansal disiplin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Küresel belirsizlikler Türkiye’nin makro görünümünü şekillendiriyor

Seminerin ilk sunumu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Finansal Uygulama Merkezi Direktörü ve Rektör Danışmanı Erhan Aslanoğlu tarafından gerçekleştirildi. Aslanoğlu, küresel ekonominin artan belirsizlikler, jeopolitik riskler ve ticaret politikalarındaki değişimlerle şekillendiğini belirterek finansal piyasalardaki dalgalı seyrin yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Prof. Dr. Erhan ASLANOĞLU – Finansal Uygulama Merkezi Direktörü ve Rektör Danışmanı

Dünya genelinde belirsizlik endekslerinin yükseliş eğiliminde olduğuna dikkat çekilen sunumda, küresel enflasyon görünümünde 2026 döneminde kademeli bir gerileme beklentisinin izlendiği aktarıldı. Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde ise büyüme, enflasyon, para politikası ve ödemeler dengesi başlıkları öne çıktı.

Sektör son 10 yılda yüzde 620 büyüme kaydetti

Seminerin ikinci sunumunu, GAIA Fintech Danışmanlık A.Ş. Yönetici Ortağı Tuğba Özay gerçekleştirdi. Küresel büyüme, kur ve ticaret politikalarının Türkiye’de sanayi ve inşaat sektörü üzerinden PYP kiralama şirketlerine etkilerini ele alan Özay, sektörün son 10 yıldaki çarpıcı büyüme performansını paylaştı.

Dr. Tuğba ÖZAY – GAIA Fintech Danışmanlık A.Ş. Yönetici Ortağı

Verilere göre Türkiye PYP sektörü son 10 yılda yaklaşık yüzde 620 büyüme kaydetti. 2013 yılında yaklaşık 4.160 adet seviyesinde bulunan makine parkı, 2023 itibarıyla 30.000 adede ulaştı. 2025 yılı için ise 35.000 adetlik filo büyüklüğü öngörülüyor.

Türkiye’nin 100.000 kişiye düşen makine sayısında 41 seviyesinde bulunduğunu belirten Özay, Avrupa ortalamasının 64, ABD’nin ise 165 seviyesinde olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Avrupa ortalamasına yaklaşabilmek için makine parkının 50.000 adet seviyelerine çıkması gerekiyor.”

Sunumda yatırım yapısının büyük ölçüde döviz endeksli olduğuna dikkat çekilirken, yatırımların yaklaşık yüzde 90’ının döviz bazlı gerçekleştiği ve kur riski yönetiminin operasyonel başarı kadar kritik bir unsur olduğu vurgulandı. Özay, döviz borcu bulunan işletmelerin gelir yapısını da döviz endeksli kurgulamasının “doğal hedge” yaklaşımı açısından önem taşıdığını ifade etti.

“Fiziksel doluluk’ ile ‘finansal doluluk’ arasındaki fark doğru analiz edilmelidir”

Seminerin üçüncü sunumunu, Fatih Vinç Genel Müdürü Bekir Erdemli gerçekleştirdi. Erdemli, finansal okuryazarlığın kiralama sektöründe teorik bir kavram değil, sahadaki karlılığı doğrudan etkileyen bir yönetim disiplini olduğunu vurguladı.

Bekir ERDEMLİ – Fatih Vinç Genel Müdürü

Yatırım geri dönüş süresi ve amortisman kavramlarının sektörün finansal sürdürülebilirliği açısından merkezde yer aldığını belirten Erdemli, makine satın alma maliyeti, finansman maliyeti, sigorta giderleri, operasyon giderleri ve aylık kira gelirlerinin doluluk oranlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Erdemli’nin en dikkat çekici uyarılarından biri ise şu sözlerle öne çıktı: “Bir makinenin kirada olması, yüksek fiyatla kirada olduğu anlamına gelmez. ‘Fiziksel doluluk’ ile ‘finansal doluluk’ arasındaki fark doğru analiz edilmelidir.”

Makine bazlı kar/zarar tablolarıyla düşük performanslı ve karlılığı eriten ekipmanların tespit edilebileceğini belirten Erdemli, tahsilat yönetiminin nakit akışının ana belirleyicisi olduğunu kaydetti.

Sözleşme altyapısı finansal sürdürülebilirliğin anahtarı oluyor

Seminerin son bölümünde Platformder Hukuk Danışmanı tarafından kiralama sektöründe sözleşme yönetimi ve alacak takibi başlığı ele alındı. Finansal okuryazarlığın yalnızca mali tablolarla sınırlı olmadığı; sözleşme altyapısı, teminat yapısı, tahsilat süreçleri ve hukuki takip mekanizmalarının da sürdürülebilirliğin temel unsurları arasında yer aldığı vurgulandı. Sektörde bir işin karlılığının çoğu zaman fiyat üzerinden değil, tahsilat başarısı üzerinden belirlendiği ifade edilerek, sözleşme hükümlerinin kur riski, vade yapısı, gecikme süreçleri ve teminat mekanizmalarını kapsayacak şekilde doğru kurgulanmasının önemi belirtildi.

Nicelikten niteliğe dönüşüm sürüyor

Etkinliğin genel değerlendirmesinde PYP sektörünün niceliksel büyümeden niteliksel dönüşüm aşamasına geçtiği görüşü öne çıktı. Makine parkındaki güçlü büyüme ivmesinin önemli bir potansiyel sunduğu; ancak sürdürülebilirlik için kur riski yönetimi, finansman yapısının doğru kurgulanması, veri temelli karar mekanizmalarının geliştirilmesi ve tahsilat disiplininin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Platformder’in düzenlediği bu seminer, finansal okuryazarlığın artık bir tercih değil; personel yükseltici platform sektöründe geleceğin stratejik omurgası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top