Kimyasal madde lojistiğinde güvenli taşımanın adresi: Alışan Lojistik

Yerel ve küresel pazarda kimya sanayisi ile hızlı tüketim ürünleri, gıda, tarım ve daha birçok sektöre güvenli lojistik hizmeti veren Alışan Lojistik, müşterilerine rekabet avantajı sağlayacak yenilikçi, hızlı, esnek ve değer katan çözümler sunuyor. Değişen lojistik süreçlerinde daha kaliteli hizmet vermek için sürekli yatırımlarda bulunduklarını belirten Alışan Lojistik İcra Kurulu Üyesi Ayhan Özekin “Ülkemize ve sektörümüze olan güvenimiz doğrultusunda yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz ve hedeflerimize doğru ilerliyoruz” dedi.

Ayhan ÖZEKİN- Alışan Lojistik İcra Kurulu Üyesi

Geniş araç filosuyla Türkiye genelinde 50’yi aşkın farklı lokasyonda çalışmalarını yürüten Alışan Lojistik, özellikle entegre lojistik alanında uluslararası bir başarı yakalamasıyla dikkat çekiyor. Endüstri Lift & Handling (LHT) olarak stok politikaları, AR-GE çalışmaları, yapay zeka ve ileri teknolojiler ile değişen lojistiği müşterilerinin ihtiyaçlarına göre şekillendiren firmanın çalışma modelini Alışan Lojistik İcra Kurulu Üyesi Ayhan Özekin’den öğrendik.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlerle çalışıyorsunuz? Özellikle ihtisaslaştığınız bir alan var mı?

Alışan Lojistik olarak 1985 yılından bu yana müşterilerine güç katan uluslararası lojistik hizmet servis sağlayıcısı olma vizyonu ile hizmet veriyoruz. İnovatif, esnek ve entegre teknolojik çözümlerle, yerel ve küresel pazarda öncelikli olarak tehlikeli kimyasallar üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Bununla beraber kimya sanayisi ile hızlı tüketim ürünleri, gıda, tarım ve daha birçok sektörde uluslararası nakliye, depo/antrepo, dökme kuru yük, dökme likit ve enerji taşımacılığı hizmetleri veriyoruz. Ağırlıklı olarak kimyasal madde ve FMCG (Hızlı tüketim malları) lojistiği uzmanlığı ile öne çıkan fakat esasen entegre lojistik alanında güçlü bir markayız.

Depo alanlarınız ve ofisleriniz nerede bulunuyor? Depolarınız toplam kaç metrekarelik bir alana kurulu?

Merkez ofisimiz İstanbul Ataşehir’de bulunuyor. İstanbul-Tuzla, Kocaeli-Gebze, Konya, Gaziantep ve İskenderun’da Multi-user Depolama” alanlarımız mevcut. Yalova, Tekirdağ, Bursa, İzmir, Muğla, Ankara, Konya, Antalya, Mersin, Adana, Şanlıurfa ve Samsun’da ise “Müşteri Dedike Depolama” alanlarımız var. Ayrıca Eskişehir’de gerçekleştirdiğimiz son yatırımımız ile müşterilerimizin depolama ihtiyaçlarını 340.000 metrekareyi aşkın depolama alanında 450.000’den fazla palet kapasitesi ile karşılıyoruz.

Lojistik ve depolamanın inceliklerinden bahseder misiniz?

Depolama alanında pandemiyle birlikte talep ve buna bağlı olarak yatırımlar arttı. Bu eğilim halen devam ediyor. Müşterilerin depolama talepleri ve ihtiyaçlarında değişimler/trendler söz konusu. Örneğin, e-ticarette, koronavirüs sonrasında mecburi değişiklikler oldu. Bu sebeple daha yaygın depoculuk ve mikro dağıtım faaliyetleri gündeme geldi. Stok politikaları, AR-GE çalışmaları, yapay zeka ve ileri teknolojiler lojistiğin geleceğini değiştiriyor. ‘Tam zamanında’ ürün politikası, karantina dönemi sonrasında yeniden tasarlanacak bir üretim politikası haline geldi. Artık kurumlar, belirsizliklere karşı envanterlerini yeniden ayarlayacak ve daha fazla stok tutma eğiliminde olacaklar.

Yürüttüğünüz operasyonlardan ve öz mal araç filonuzdan bahseder misiniz?

550 adet öz mal araç filomuz ve Türkiye genelinde 50’yi aşkın farklı lokasyonda 1500 çalışanımız bulunuyor.

Lojistik ve depolamada kullandığınız yazılım teknolojileri hakkında bilgi verir misiniz? Teknoloji kullanımının artması size ne gibi avantajlar sağlıyor?

Teknoloji ve dijitalizasyon anlamında çağın gereklerine uygun yeni çalışma ve iş yapış modülleri tasarlıyoruz. Mevcut projelerimiz arasında müşterilerimizin iş takip sistemleriyle konuşan ve entegrasyon kabiliyeti yüksek yazılım tekniklerini hayata geçirmek var. Bununla beraber, son dönemdeki dijital dönüşüm yolculuğumuzda veri tabanı ve uygulama servisleri geçişi, sunucu projesi, doküman yönetimi ve SharePoint güvenlik seviyesinin artırılmasından oluşan beş farklı geçiş rotasında Microsoft Azure ile çalışarak bulutun getirdiği maliyet, güvenlik ve inovasyon avantajlarından da yararlanmaya başladık.

Depolarınızda kullandığınız istifleme ve taşıma makineleri hakkında bilgi verir misiniz? Makine seçiminde özellikle nelere dikkat ediyorsunuz? Kriterleriniz neler?

Depolarımızda çok sayıda reach truck, forklift ve elektrikli transpalet kullanıyoruz. Bunlarla birlikte 3 adet reach stackerı da bünyemizde bulunduruyoruz. Geçmişte makineleri satın alarak ilerlesek de şu an kiralama yöntemini tercih ediyoruz. Bu araçları seçerken öncelikli olarak sağlam olmalarına, sonrasında satış sonrası hizmetlerine ve yedek parçalarının bulunulabilirliğine bakıyoruz. Toyota, Jungheinrich, Still gibi markalar filomuzda öncelik arz ediyor.

Araç seçiminde (çekici) nelere dikkat ediyorsunuz?

Günümüz teknolojisinde üretilen çekici tipi araçların özellikleri birbirlerine çok benziyor. Bu sebeple son zamanlarda yaptığımız tercihlerde markanın sağladığı finansal avantajlar ve sonrası için önerdiği bakım paketleri etkili oluyor. Fakat akaryakıt sarfiyat oranları da bizim için önemli bir tercih parametresi olmaya devam ediyor.

Depolama ve taşıma çözümlerinizin ‘Yeşil Mutabakata’ tam uyumlu olması için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Kimya sektöründeki uzmanlığımızın getirdiği bilgiler sebebiyle bu bizim için çok hassas bir konu. Öyle ki yatırımlarımızı da bu hassasiyetlerimize dikkat ederek gerçekleştiriyoruz. Örnek verecek olursam; 2005 yılında Den Hartogh ile birlikte Türkiye’nin ilk tanker ve “Tank Konteyner Temizleme Tesisi”ni kurmuştuk.  Bu yıl da 12.000 m2’lik bir alan üzerine kurulacak olan ISO konteyner depolama, elleçleme, paketleme tesisimizi Gebze Muallimköy’de hizmete sunacağız. Uluslararası standartlarda kapalı devre ve otomatik sistemleri, özel havalandırma ve söndürme altyapısı, düşük emisyon ve 0 sıfır döküntü hedefi ile hizmet verecek olan “Konteyner Elleçleme ve Paketleme Tesisimiz” ile bölgeye 35 milyon TL tutarında bir yatırım ve 45’i aşkın yeni istihdam ile katkı sağlayacağız. Bu bölgeye tekrar yatırım yapmak istememizin ana sebebi, sürdürülebilirlik ve çevre konusuna duyduğumuz hassasiyet. Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörünün kimya sektörü olduğu ve hızla büyüme trendinde bulunduğu hepimizin malumu. Alışan olarak atıkların azaltılması ve bunların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi konusunda uzun süredir çalışmalar yürütüyoruz. Yaşadığımız dünyayı sonraki nesillere daha yaşanabilir şekilde bırakmanın hepimizin görevi olduğuna inanıyoruz.  Bu çerçevede Alışan Lojistik olarak, 2005 yılından itibaren Avrupa Kimya Endüstrisi Konseyi standardı olan SQAS (Sürdürülebilirlik için Güvenlik ve Kalite Değerlendirmesi)’nin tüm ölçümleme gerekliliklerini eksiksiz bir şekilde yerine getiriyoruz. 2022 yılı başında yapılan denetimlerde aldığımız puanlarla Avrupa’nın en iyi uygulayıcılarından biri olduk. Hizmete sunacağımız yeni tesisimizde de standartlara uygun olmayan şartlarda depolama ve elleçlemesi yapılan ISO Konteynerlerin, uluslararası yönetmeliklere uygun şekilde depolanmasını sağlayacağız. Tüm güvenlik tedbirleri alınmış ve kontrollü bir alanda konsolide edilen bu depolama işlemi sayesinde trafiğe açık alanlarda araç üstünde bekletilen konteynerlar bundan böyle bölgenin trafiğini ve sağlığını tehdit etmeyecek ve tehlike oluşturmayacak. Yani bölgeye ve o bölgede yaşayanlara sürüdürülebilirlik anlamında değer katmaya geliyoruz. Diğer hizmetlerimizde sağlamış olduğumuz ulusal ve uluslararası standartlara uyumlu sinerjiyi bu hizmetimiz ile perçinleme arzusundayız.

Alışan Lojistik’in 2022 yılının ilk 6 ayı hakkında bir değerlendirmede bulunabilir misiniz? Yılın ikinci yarısı hakkındaki öngörüleriniz neler?

2021 yılını yüzde % 45’i aşan bir büyüme ile 1 milyar TL seviyelerinde kapattık. 2022 yılı için de daha fazlasını hedefledik. Ülkemize ve sektörümüze olan güvenimiz doğrultusunda yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz ve hedeflerimize doğru ilerliyoruz. 8. ay sonu itibariyle gelen sonuçlarımız, yıl sonunda hedefimizden fazlasını elde edeceğimizi gösteriyor. Daha önce de belirttiğim gibi kimya sektörünün daha fazla büyümesini ve yerli, yabancı kimyasal maddeler üreten firmaların oyuna dahil olmasını bekliyorum. Bu da bizi ve kurumsal rakiplerimizi hizmet kalitemizi ve teknolojik altyapımızı geliştirmeye yöneltecek. Filomuzu yenileyerek, bütün uluslararası regülasyonlara eksiksiz uyum göstererek ve teknolojik entegrasyonları tamamlayarak tüm gelişmelerin öncüsü olmayı planlıyoruz.

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 + 1 =

scroll to top