Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026’da İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA 2026, otomasyon, robotik ve dijital fabrika teknolojileri odaklı olarak Türk makine sektörünün küresel rekabette yeni bir aşamaya çıktığını gözler önüne serecek. Fuarda altı salonda 55 bin metrekare alanda yüzlerce firma, en yeni otomasyon, yapay zekâ ve dijital fabrika çözümlerini sergileyecek. Fuar, Türk makine sektörünün sadece ürün değil; bilgi, süreç ve performans ihraç eden yeni rekabet modelini dünyaya anlatan bir vitrin olacak.
WIN EURASIA 2026, “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla Türk makine sektörünün rekabetteki yeni boyutunu gözler önüne seriyor. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, otomasyon odaklı dönüşümün Türk makine imalatçılarını küresel pazarlarda daha yüksek katma değerli bir konuma taşıdığını belirterek, “Uluslararası alıcıların yeni beklentilerine hızlı uyum sağlama, müşteri ihtiyacına göre çözüm geliştirme ve sistem entegrasyonu gibi alanlarda güçlü bir birikime sahibiz” dedi. Karavelioğlu, bu stratejik yönelimin sektörün zorlu küresel atmosferde rekabet gücünü korumasını ve ihracattaki pozisyonunu güçlendirmesini mümkün kıldığını vurguladı.
“2025, Türk makine sektörü için dayanıklılık testiydi”
Kutlu Karavelioğlu, 2025 yılını “makine sektörünün ne kadar güçlü olduğunu ve hangi alanlarda kırılganlık taşıdığını net biçimde gösteren bir eşik yılı” olarak tanımlarken “2025, makine sektörünün ihracat pazarını koruyarak önemli bir dayanıklılık testiyle geride bıraktığı yıl oldu. Küresel talepteki dalgalanmalara ve yurt içindeki sıkılaşma politikalarına rağmen ihracatı artıda tutmayı başardık. Ortalama büyüme rakamlarının gerisinde kalsa da süreci en az kayıpla atlattık” ifadelerini kullandı.

Kutlu KARAVELİOĞLU – Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı
İhracat odaklı finansman modeli öne çıkıyor
2025’te yüksek finansman maliyetleri ve güçlü TL ile oluşan sıkışmanın ihracatçılar için en önemli sorun olduğunu belirten Kutlu Karavelioğlu, makine sanayisinin uzun vadeli yatırım gerektiren, yüksek katma değerli bir sektör olduğunu söyledi. Karavelioğlu, ihracat odaklı özel finansman mimarisine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Alıcı kredileri, uzun vadeli yatırım finansmanı ve teknoloji dönüşümünü destekleyen mekanizmalar olmazsa kısa vadede ithalatın avantajlı kalması, orta vadede ise üretim ve teknoloji yetkinliğinin zayıflaması kaçınılmazdır. Türk Eximbank Alıcı Kredileri Programı, uzun vadeli alıcı kredilerinin yanına akreditif gibi kısa vadeli işlemleri ekleyerek destek mekanizmasını güçlendirdi. Programın dış ticaret ürünleri ve ıskonto uygulamalarıyla genişletilmesi, ihracat satışlarını güvence altına alan ve rekabetçiliği koruyan bir adım” sözlerini kaydetti.
“Türkiye, Avrupa üretim ekosisteminin tamamlayıcı parçası”
Kutlu Karavelioğlu, 2026’yı küresel değer zincirindeki yeniden yapılanma perspektifiyle ele aldıklarını belirterek şöyle konuştu: “Avrupa sanayisinin enerji maliyetleri, işgücü yapısı ve uyum baskıları nedeniyle üretim yapısı dönüşüyor. Türkiye, bu dönüşümün doğal tamamlayıcısı haline gelmeli. Coğrafi yakınlık, tedarik güvenliği, mühendislik uyumu ve üretim kültürü açısından Türkiye sadece bir tedarikçi değil; Avrupa üretim ekosisteminin tamamlayıcı parçasıdır. Hedefimiz bu bütünleşmeyi teknoloji, yazılım, veri ve sürdürülebilirlik anlamında derinleştirmek. WIN EURASIA, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında sergilenen çözümler ile Türk makinecilerinin küresel değer zincirindeki yerini daha görünür kılacak.”
Makine sektörü hizmet ihracatçısı konumuna geliyor
Karavelioğlu, sektörün artık sadece ürün satmak yerine çözüm üretmeye odaklandığını ifade ederek “Küresel yatırımcılar yeni fabrika kurmaktan çok mevcut tesisleri daha verimli, esnek ve izlenebilir hale getirmeye odaklandı. Bu eğilim, otomasyon, ikiz dönüşüm ve veri tabanlı üretim çözümlerine talebi hızla artırdı. Makine imalatçıları artık sadece donanım sağlayıcısı değil; sistem entegratörü ve çözüm ortağı rolünü üstleniyor. Makine, yazılım, sensor, kontrol sistemleri ve servis hizmetlerinin birlikte sunulduğu yeni model ihracatın niteliğini dönüştürdü. Sadece makine değil; bilgi, süreç ve performans da ihraç ediliyor. WIN EURASIA 2026’da kurulum, uyum, uzaktan izleme ve bakım gibi hizmet bileşenleri makineler kadar görünür olacak. Bu, sektörün entegre üretim çözümleri sunan bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor” açıklamalarında bulundu.
WIN EURASIA, Türkiye’nin üretim kapasitesini ileri taşıyor
Fuarın bu yılki temasını özetleyen Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül, “Otomasyonla Daha İleriye mottosuyla WIN EURASIA 2026, otomasyonun endüstrinin tüm katmanlarına nüfuz eden bir dönüşüm gücü haline geldiğini gösteriyor. Kaynak Uygulama Alanı, Endüstriyel Yapay Zekâ Alanı, Güç Aktarım Alanı, Endüstriyel IoT Özel Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarıyla, sanayinin yarınını şekillendiren teknolojileri sahada deneyimleme imkânı sunacağız. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler, bu çözümlerin üretim süreçlerinde nasıl çalıştığını ve nasıl katma değer yarattığını görecek. Hedefimiz, sektör profesyonellerinin bu dönüşümün aktif bir parçası olabileceği bir yapı oluşturmak. WIN EURASIA, Türkiye’nin üretim kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşıyacak yolculuğun önemli bir durağıdır” diye konuştu.

Sena MENGÜL – HOW-Hub of Warehouse Fuarı Proje Yöneticisi

