DHL, Almanya’daki yeni Avrupa İnovasyon Merkezi’ni açarak lojistikte yeniliğe öncülük ediyor. 3 Ekim 2025’te Troisdorf kentinde yapılan resmi açılış, müşteri odaklı inovasyonları hayata geçirme konusunda şirketin kararlılığını gösteriyor.
Avrupa İnovasyon Merkezi 5.360 metrekarelik alanda kurulurken, DHL’in Strateji 2030 vizyonunda akıllı büyüme, dijital dönüşüm ve emisyon azaltımlı lojistiğin temel yapı taşı olarak konumlanıyor. Merkez, yapay zeka (AI), robotik, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve sürdürülebilir teknolojilerle geleceğin tedarik zincirlerine yön veriyor. Genişletilmiş merkez, müşteriler, girişimciler, akademik kurumlar ve sektör paydaşlarının iş birliği yapabileceği bir platform işlevi görüyor. Çapraz lamine ahşaptan inşa edilen bina, yenilenebilir enerjiyle çalışıyor ve sıfır sera gazı (GHG) emisyonu ile faaliyet gösteriyor. Her bir unsur, DGNB Platinum sertifikasına uygun olarak çevresel etkiyi en aza indirecek şekilde tasarlandı. 400 kişiye kadar ziyaretçi ağırlayabilen merkez, esnek ve modüler yapısıyla etkinlik ve atölyelere kolay uyum sağlıyor.
Lojistikte yapay zeka ve robotik trendleri önceliklendiriliyor
Merkez, DHL’in Lojistik Trend Radarında belirlenen yenilikçi teknolojilerle örtüşen çözümleri sunuyor. DHL, geleceğin tedarik zincirlerini şekillendiren trendleri belirlemek için 2.500’den fazla tedarik zinciri profesyoneliyle küresel bir anket gerçekleştirdi. Sonuçlar, lojistik dönüşümün önümüzdeki yıllarda en önemli üç trendinin Yapay Zeka (%44), Robotik (%28) ve ESG – Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (%25) olduğunu ortaya koydu. DHL Ticaret Direktörü ve Müşteri Çözümleri & İnovasyon Müdürü Katja Busch, “Müşterilerimiz sürdürülebilir ve ölçeklenebilir çözümler talep ediyor. Yeni merkez, yapay zeka destekli çözümler, otonom robotik ve çevre dostu inovasyonlarla bu vizyonu gerçeğe dönüştürüyor” ifadelerini kullandı.
DHL, inovasyonu küresel operasyonlara entegre ediyor
DHL, geliştirdiği teknolojileri yalnızca test etmekle kalmıyor, küresel operasyonlara da entegre ediyor. DHL Supply Chain, modüler standardizasyon, stratejik iş ortaklıkları ve gelişmiş kontrol platformları ile lojistik tesislerinde kolaboratif robotlar, yapay zeka destekli analitik ve otonom taşıma sistemlerini başarıyla devreye aldı. Bugüne kadar dünya çapında yaklaşık 10.000 otomasyon ve dijitalleşme projesi hayata geçirildi ve 8.000’den fazla kolaboratif robot operasyonlara entegre edildi.
DHL Supply Chain Avrupa CEO’su Rainer Haag, “İnovasyon, faaliyet gösterdiğimiz her müşteri tesisini etkiliyor. Akıllı teknolojiler, küresel operasyonlarımıza entegre edilerek müşterilerimiz ve çalışanlarımız için gerçek etki yaratıyor” dedi.

DHL Türkiye Ar-Ge Merkezi, sektöre yenilik getiriyor
DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, Türkiye’de 2017’den bu yana faaliyet gösteren Ar-Ge merkezinin, ulusal ve AB fonlarıyla desteklenen projelerle lojistik sektöründe inovasyonu teşvik ettiğini belirtti. Merkez, yapay zekadan yeşil lojistiğe kadar birçok alanda yenilikçi çözümler geliştiriyor.
Öne çıkan projeler arasında, DHL çalışanları için yapay zeka destekli mobil asistan DHL Genie, iş sağlığı ve güvenliği eğitimini oyunlaştıran HSE Game, güvenlik risklerini tespit eden Hazard Report, elektrikli araç bataryalarının geri dönüşümünü hedefleyen RECIRCULATE ve sıfır emisyonlu araçların yapay zeka ile entegrasyonunu sağlayan ESCALATE yer alıyor.
Küresel inovasyon ekosistemi ile bağlantılı çalışıyor
Almanya’daki merkez, DHL’in Amerika (Chicago), Asya Pasifik (Singapur) ve Orta Doğu & Afrika (Dubai)’daki inovasyon merkezlerini kapsayan küresel ağın bir parçası. Bu ağ, yeni teknolojilerin test edilmesini, müşterilerle etkileşimi ve bölgeler genelinde etkili çözümler sunmayı sağlıyor. DHL, inovasyonun yalnızca yerel değil, küresel ölçekte uygulanabilir olmasını sağlayarak dünya çapında lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde gelişimi destekliyor.
DHL, sürdürülebilirliği merkeze taşıyor
Yeni merkez, çevre dostu malzeme ve enerji kullanımıyla öne çıkıyor. Çapraz lamine ahşap yapısı ve yenilenebilir enerji sistemi sayesinde sıfır sera gazı (GHG) emisyonu sağlanıyor. DGNB Platinum sertifikasına uygun olarak tasarlanan bina, hem çevresel etkiyi azaltıyor hem de ziyaretçiler ve etkinlikler için esnek bir kullanım sunuyor.

