DOĞRU ENERJİ ÇÖZÜMÜ, GÜVENLİ OPERASYON

LINDE MH’NİN 25 YILI AŞKIN BİR SÜREDİR TÜRKİYE’DEKİ ÇÖZÜM ORTAĞI OLAN HASEL, İSTİFLEME EKİPMANLARINDA KULLANILAN LİTYUM İYON AKÜLERDE ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATIYOR. MÜŞTERİLERİNE UYGUN EKİPMAN VE DOĞRU LİTYUM İYON TEKNOLOJİSİ SUNAN HASEL, OPERASYONLARI VERİMLİ VE GÜVENLİ HALE GETİRİYOR.

Lityum iyon teknolojisi, endüstriyel alanlarda yeni kullanılmaya başlasa da yeniden doldurulabilir lityum pil hücresi 1970’lerde üretildi. Sırasıyla önce uzay ve havacılık, cep telefonları, otomotiv sektöründe kullanıldıktan sonra son yıllarda endüstriyel ekipmanlarda da kullanılmaya başlandı. Bu teknolojinin yıllar içinde gelişmesiyle birlikte intralojistik ve istifleme alanlarında da lityum iyon piller kullanılıyor.

LİTYUM İYON AKÜLERİN TRAKSİYONER AKÜLERE GÖRE AVANTAJLARI

Yaklaşık 10 yıldır intralojistik ve istifleme alanlarında kullanılan lityum iyon aküler, operasyonların daha verimli ve güvenli olmasını sağlıyor. Operasyon sırasında yapılabilen ara şarjlar sayesinde operasyonda verimlilik sağlanıyor. Molalarda ve çoklu vardiya değişimlerindeki kısa şarjlar ekipmanın sahada her zaman aktif kalmasını sağlarken, sahip olduğu akünün de ömrü korunuyor. Traksiyoner akülere kıyasla lityum iyon teknolojisinde akünün sağlığı ara şarjlar ile destekleniyor ve yaklaşık 4 kat daha uzun akü ömrü sunuyor. Traksiyoner aküler, konvansiyonel teknolojiyle çalıştığından tam olarak şarj edilmesi benzer lityum iyon akülere göre en az 3 kat daha uzun zaman alıyor. Bu nedenle traksiyoner akü kullanan ekipmanlarla yapılan operasyonlar sık sık kesintiye uğrayabiliyor. Bununla birlikte ağır olan akünün ekipman içinden çıkarılıp başka bir akünün yerleştirilmesi sırasında olası bazı güvenlik riskleriyle de karşı karşıya kalınabiliyor. Buna ek olarak, şarj olan bir akünün kimyasal reaksiyonundan dolayı zehirli gazlar açığa çıkmakta olup, şarj alanının çalışma alanından ayrı olması gerekiyor. Lityum iyon aküler şarj sırasında bir gaz açığa çıkarmadıkları gibi ekipmanın içinden çıkartılmadan kısa sürede şarj olabiliyor. Bu sayede lityum iyon akülerin operasyonda kullanımı operasyon güvenliğini ve verimliliği artırıyor.

 

HER LİTYUM İYON AKÜ AYNI DEĞİL

İstifleme ekipmanlarında kullanılan lityum iyon akülerde enerjinin depolandığı komponent birkaç farklı bileşen kullanılarak üretiliyor. Bu bileşenler birbirine kıyasla avantajlar ve dezavantajlar içeriyor. Özellikle NMC (Nikel mangan kobalt) hücre bileşeni LFP’ye (Lityum ferro fosfat) göre daha fazla öz enerji barındırıyor. Bu özellik daha fazla enerji ihtiyacı gereken noktalara daha süratli bir şekilde enerjiyi ulaştırmaya olanak verirken, daha düşük kapasiteye (Ah) sahip bir aküyle ihtiyaçları karşılamasına ve daha uzun süre çalışmasına olanak sağlıyor. Linde MH, bu ihtiyacı göz önünde bulundurarak, fazla enerji gerektiren istifleme ekipmanlarında NMC hücre bileşenlerini kullanıyor.

LINDE MH’NİN ENERJİ ÇÖZÜMLERİ İÇİN HASEL’E ULAŞIN!

Hasel, Linde MH’nin Türkiye’deki 25 yılı aşkın süredir çözüm ortağı olarak bahsi geçen enerji çözümlerini inceliyor ve kullanıcılara en uygun ve doğru çözümleri aktarıyor. Linde MH, intralojistik sektörüne bir süredir sunduğu lityum iyon teknolojisi ile müşterilerin operasyonlarının hızında, güvenliğinde ve tükettikleri enerjiye kadar birçok noktada avantaj sağlıyor. Hasel, müşterilerinin operasyonuna uygun ekipman ve doğru lityum iyon teknolojisini belirleyebiliyor ve deneyimli kadrosu sayesinde operasyonları verimli ve güvenli hale getirebiliyor. Lityum iyon teknoloji hakkında daha detaylı bilgi almak ve uygun çözümü sağlayabilmek adına Hasel’e 0850 555 00 44 veya buraya tıklayarak hasel-linde.com web sitesine ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × one =

scroll to top