Yeni bir tedarik zinciri krizi kapıda mı?

Kızıldeniz’deki güvenlik endişeleri deniz yolu taşımacılığında rotaların değişmesine yol açıyor. Artan deniz seferi süreleri ve buna bağlı olarak oluşacak maliyet artışları enflasyonist baskılara neden olabilir. Dünyanın önde gelen konteyner hat operatörleri, Yemen’deki Husi militanların saldırıları nedeniyle Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı. Mediterranean Shipping Company (MSC), Kızıldeniz geçişinin güvenli olana kadar gemilerini Süveyş Kanalı’ndan geçirmeme kararı aldığını açıkladı. MSC’nin yanı sıra Maersk, CMA CGM ve Hapag-Lloyd gibi büyük şirketler de Kızıldeniz rotasını askıya aldı. Bu kararlar, küresel konteyner taşımacılığı pazarının büyük bir kısmını oluşturan bu şirketlerin etkileşimini artırıyor.

Babu’l Mendeb Boğazı’ndan geçen gemiler, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz üzerinden Akdeniz’e ulaşıyor. Ancak Kızıldeniz rotası, alternatif güzergahlara göre deniz seferlerini çıkış ve varış limanlarına göre 9 ile 14 gün arasında kısalttığı belirtiliyor. Kızıldeniz’i kullanmayan gemiler ise Ümit Burnu’na yöneliyor. Uzmanlar, uzayacak sefer süreleri, artacak maliyetler ve aktarma limanlarındaki potansiyel sıkışıklık konusunda endişeli yaklaşıyor.

Deniz yolu taşımacılığında beklenen maliyet artışı

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkan Yardımcısı Fatih Şener, Ümit Burnu rotasının sefer sürelerini 20 ile 30 gün arasında uzatacağını ve taşıma maliyetlerini artıracağını belirtti. Saldırılar öncesi Çin’den Türkiye’ye bir konteynerin maliyeti 2,000 ile 2,500 dolar arasındayken, saldırıların ardından bu rakam 5,500 dolara çıktı. İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak, Kızıldeniz rotasını kullanmayan gemilerin Ümit Burnu’nu dolanmasının mesafeyi en az 5-6 bin mil artıracağını ve sefer sürelerini 20-25 gün arası uzatacağını belirtti.

Krizin Türkiye’ye muhtemel etkileri

Başaran Bayrak, Kızıldeniz’deki güvenlik krizinin Türkiye’ye gelen gemilerin sefer sürelerini en az iki kat uzatacağını ve ihracat navlunlarını iki katına kadar artırabileceğini öngörüyor. UND Başkan Yardımcısı Fatih Şener, deniz yolu taşımacılığının Ümit Burnu rotasına kaymasının Türkiye’de üretim maliyetlerini artıracağını ancak iç pazarda ve Avrupa’da Çin ürünleri ile rekabet eden Türk firmaları için olumlu olabileceğini ifade ediyor. Şener, Çin ticaretinin olumsuz etkileneceğini belirtirken, Bayrak ise Çin’in hızlı aksiyon alacağını tahmin ediyor.

Sigorta maliyetlerindeki artış

Kızıldeniz’deki Husi tehdidi nedeniyle bölgede harp sigortaları için talep edilen primlerin yükseldiği bildiriyor. Türk P&I Sigorta Şirketi Teknik Müdürü Umut Can, harp sigorta primlerindeki artışın bölgedeki risklere bağlı olduğunu belirtiyor. Can, geminin kaçırılma veya fidye sigortasının varlığının ve alınan güvenlik tedbirlerinin fiyatlandırmayı etkilediğini vurguluyor. Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Kızıldeniz’deki saldırıların özellikle petrol fiyatlarına etki edeceğini ve tarım emtiasındaki fiyatların da artabileceğini söylüyor.

Gelecekteki olası etkiler

Deniz taşımacılığındaki aksaklıkların fiyatlara baskı oluşturacağını ve risk fiyatlamalarının etkilenebileceğini belirten Ergezen, özellikle Uzak Doğu’dan gelen ve oraya taşınan yüklerde sıkıntılar yaşanabileceğini ifade ediyor. Ticaretin maliyetinin artması, ticaretin sürdürülebilirliği için bir zorluk oluşturabilir. Ancak, Kızıldeniz’deki durumun ne kadar süreceği ve etkileyeceği faktörlere bağlı olarak petrol fiyatlarındaki artışın sınırlı veya sürekli olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + five =

scroll to top