Son yıllarda büyümede önemli bir ivme yakalayan platform sektöründeki bu büyüme kriz nedeniyle sekteye uğradı. Sektördeki 6 yılını dolduran Acarlar Makine, kriz döneminin parlayan pazarı olan kiralamaya yönelerek düşen satışlarını telafi etti. Yeni makine satışlarında yüzde 25 oranında düşüş yaşarken, kiralama alanında yüzde 35 artış kaydeden Acarlar Makine’nin Genel Müdürü Serkan Acar, “Kriz döneminde özellikle 2009 yılında kiralamaya odaklanmamız bizim için bir nevi krizi aşmak için doping oldu” diyor
Öncelikle Acarlar Makine’nin kriz dönemini nasıl geçirdiğini anlatıyor Serkan Acar. Krize karşı psikolojik olarak hazır olmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Acar, “Ebette ki, kriz dönemlerinde birçok işletmenin uyguladığı bazı rutin önlemler vardır. Maliyetleri kısmak, satış artırıcı promosyonlar yapmak ve benzeri birçok faaliyet. Fakat benim şahsi fikrim ekonomik kriz dönemlerinde alınacak en büyük önlemlerden biri kendinizi ve ekibinizi krize karşı psikolojik olarak da hazırlamaktır. Bizim işyerimizde çok fazla kriz konuşulmaz. Gerekli önlemleri herkes kadar biz de alırız fakat kendimizi krizin psikolojik baskısından korumak için daha pozitif bakarız pazara. Krizi öncelikle kafamızın içinde bitirmemiz lazım diye düşünüyorum ve akabinde krizle yaşamayı öğrenmeliyiz” sözleriyle açıklıyor kriz döneminde nasıl bir tavır aldıklarını.
İş makineleri sektörünün çok yönlü bir sektör olduğunu ve belki de bu nedenle Acarlar Makine’nin 2009 yılındaki performans tablosunun reelde kötü olmadığını söyleyen Serkan Acar, “Eğer makine satışta bir durgunluk yaşanıyorsa kiralamaya veya satış sonrası servis hizmetlerine daha çok odaklanabilirsiniz. Keza; platform pazarında da aynı şey oldu. Satışlarda beklenen artış gerçekleşmediği gibi belirli bir düşüş yaşanırken, kiralamada kayda değer bir yükselme yaşandı. Dolayısıyla satışta aldığımız yarayı kiralamayla tedavi etmeye çalıştık” diyor.
Acarlar’dan kiralama hamlesi
“Kriz döneminde kiralamaya odaklanmamız bizim için bir nevi krizi aşmak için doping oldu” diyen Acar, kiralama alanında yaptıkları çalışmaları şu sözlerle açıklıyor: “Kriz dönemlerinde maalesef günü kurtarıyor olmak işletmeler ve firmalar için önemli bir etken haline geliyor. Krizle birlikte nakit sıkıntısı yaşayan firmalar yatırımdan kaçınarak makine satın almak yerine kiralama yolunu tercih ediyorlar. Bu da benim kanaatimle bu dönemde kiralamayı tetikleyen bir unsur oldu. Biz de, elbette ki, talebe cevap vermek adına zaten yapmakta olduğumuz ve başından beri büyütmeyi planladığımız kiralama kolumuzu bu dönemde daha da güçlendirdik. Sadece filomuzu büyütmekle kalmadık aynı zamanda daha profesyonel hizmeti amaçlayıp eğitim ve diğer yardımcı unsurlarda da kendimizi geliştirmek amacıyla yatırırımlar yaptık.
Kısaca; kriz döneminde kiralamanın ivme kazandığı doğru. Fakat makine kiralama sektörünün gelişimini bir de krizden bağımsız olarak yorumlamak lazım. Daha önce de bahsettim, şimdi de aynı şeyi söylüyorum; makine kiralama sektörü hala Türkiye’de hak ettiği noktadan çok uzakta. Evet, bazı ivmelenmeler ve kısıtlı da olsa sektörde büyümeler yaşanıyor fakat gerekli patlama yaşanamıyor bir türlü. Tıpkı bir balon gibi şişiyor şişiyor fakat patlaması gerektiği yerde duruyor. Gereken o patlama şu ana kadar yaşanamadı. Ben bu konuda 2011 için çok umutluyum. Biz 2004 yılından beri kendinden yürüyüşlü çalışma platformu kiralaması yapıyoruz fakat son 3 yılda bu sektörde bayağı gelişmeler yaşandı. Bir kere sürekli platform kiralaması yoluna giden devamlı müşteri olarak nitelendirebileceğimiz portföyler oluştu. İkincisi yine aynı süreçte kayda değer büyüklükte kendinden yürüyüşlü çalışma platformu filosuna sahip 3-4 firma bu pazara girdi. Bir nevi köşeler kapıldı ve rekabet ortamı başladı. Bu sinyaller bize beklenen patlamanın yakın olduğunu işaret ediyor. Yakın gelecek için çok umutluyuz. “