Gıda alanının tanınan firmalarından biri olan Dr. Oetker’in depo projeleri Üçge tarafından yürütülüyor. Üçge Depo Raf Sistemleri uzmanlarından Mehmet Dilsizoğlu tarafından yürütülen Dr. Oetker’in İzmir Torbalı’daki depo projesini yakından inceledik. Üçge’nin kendilerine nasıl bir hizmet verdiğini anlatan Genel Müdür Dr. Muhsin Çömden ile firmanın gelecek hedefleri hakkında da bilgi aldık.
Hiç kuşkusuz, 2009’a damgasını vuran küresel ekonomik krizden gıda sektörü de payına düşeni aldı. Dr.Oetker’in 2009 yılını nasıl geçirdiğinden bahseden Çömden, aynı zamanda gıda sektörünün genel görünümü ve geleceğine ilişkin görüşlerini de paylaştı. Çömden’in yaptığı açıklamalara göre; Dr. Oetker perakende ürün grubunda krizden etkilenmemiş, aksine olumlu yönde gelişmeler yaşamış. Çömden, krizden etkilenmemelerine sebep olarak ürün gruplarının evde hazırlanmasını gösteriyor ve “Kriz dönemlerinde insanlar harcamaları kısmak için evden daha az çıkıyor ve aileler daha çok bir arada oluyor. Bu durumda hem daha ekonomik olduğu, hem de kendilerini ödüllendirmek için Dr. Oetker ile değişik tatlılar hazırlıyorlar. Ayrıca stresi azaltmak için de insanlar tatlı tüketiyorlar. 2009’un ilk 6 ayı planlanandan daha iyi gerçekleşti. Bu krizde gıda sektöründe tüketicinin güvenini kazanan markaların daha başarılı olacağı görüşündeyim. Gelecekte, Dr. Oetker satışlarının ekonomik gelişmeden daha hızlı artacağına inanıyorum” diyor.
Daha çok paketleme, daha az bakım ve optimum maliyet
Gıda sektöründe depolama sistemleri işlerin kolaylaşmasını ve daha sistemli bir şekilde yürümesini sağlıyor. Dr. Oetker firması için önemli bir proje İzmir Torbalı’daki depo projesinde Üçge ile iş birliği yaptı. Peki, Dr. Oetker’in depoları tasarlanırken dikkat ettiği husular neydi? Sözü, Dr. Oetker’in depo projesinde nelere öncelik verdiğini anlatan Çömden’e bırakıyoruz: “Depomuzu tasarlarken öncelikle az alanda daha çok paletleme imkanı ve daha az bakım ve optimum maliyeti planladık. Ayrıca kullanım sırasında tamir ve bakım işlemleri çok sorun çıkardığı için ilk hedef, deponun 25 – 30 sene en az bakımla işletilmesiydi. Bu amaçla zemin, her türlü aşınmaya dayanıklı 10 milimetre özel bir katmanla kaplandı, ayrıca forkliftin hızlı ve verimli çalışabilmesi için beton zemin, laser kontrollü makine ile sıfır toleransla 35 santimetre kalınlığında iki katman olarak döküldü. Bu çalışmalar için Almanya’da yerleşik bir Türk firması ile çalıştık ve yüzey kaplama firmasının Almanya’daki referanslarını gördük. Hedefimiz depoyu 20 – 30 sene bakım desteği almadan ve problemsiz olarak kullanmak.”
Üçge’nin Dr. Oetker için tasarladığı depo projesinin en önemli özelliği Türkiye’deki en yüksek depolardan biri olması. Dr. Oetker’in İzmir’deki deposu tam 22 metre yüksekliğinde ve 5 bin palet kapasiteli. Çömden, dar koridor forklift sistemi kullanılan depoda bu sistemin kendilerine ne tür avantajlar sağladığını açıkladı. Dar koridor depo ve forklift sistemi ilk yatırım anlamında daha ekonomik olduğunu belirten Çömden, ayrıca arsa alanından yüzde 50 tasarruf sağlandığını, forkliftlerin depolar arasında daha kısa mesafede çalışmalarından dolayı işletme maliyetlerinin daha düşük olduğunu söyledi. Çömden, sözlerine şöyle devam etti: “Bu projede, deponun en önemli kalemlerinden olan raf sistemleri konusunda Üçge firması ile ilk defa çalıştık. Proje konusundaki uzmanlığı, ürün kalitesi, zamanında tedarik ve montaj konusunda gösterdikleri hızlı ve hassas çalışmalarından çok memnun olduk. Projenin her aşamasında Üçge firmasının en üst yönetimden başlayarak, en alt kademeye kadar gösterdiği yapıcı ve olumlu yaklaşımdan çok etkilendik. Üstün kaliteye karşın, fiyat konusundaki rekabet üstünlüğü, seçimimizi etkileyen en önemli faktörlerden biri oldu. Bundan sonraki projelerimizi Üçge ile gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”