Horoz Lojistik, Koçtaş iş birliği 3 yıl önce yani 2007 başlamış. İlk zamanlar sadece taşımacılık hizmetini içeren bu iş birliği zaman içerisinde gelişmiş ve tedarik zincirinin diğer aşamalarını da kapsar hale gelmiş. Koçtaş'ın Taşdelen'deki deposunu kapatma kararı üzerine taraflar mevcut iş birliğini geliştirmek için el sıkışmışlar. Sonuç olarak; 2009 yılının Haziran ayında Koçtaş’ın tüm depolama hizmetlerini Horoz Şekerpınar Lojistik Merkezi’nde toplamışlar.
Horoz Lojistik ile Koçtaş iş birliğinin detaylarını öğrenmek amacıyla Horoz Şekerpınar Lojistik Merkezi’ni ziyaret ettik. Lojistik Hizmetler Yönetmeni Anıl Haşimoğlu ile Horoz Lojistik ile Koçtaş iş birliği hakkında konuşmadan önce Horoz Lojistik Yurt İçi Taşımacılık ve Depo Operasyonu Grup Başkanı Aykut Aygüven, Horoz Lojistik'in iş süreçleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.
İşin sırrı detaylarda
Yarım asrı devireli 18 yıl olan Horoz Lojistik, bu süre zarfında pek çok kriz atlattı. Firmaların büyük bölümünün kriz zamanlarında kapandığı bir ortamda, Horoz Lojistik'in bunca yıl ayakta kalmasının sırrını soruyoruz Aygüven’e. Aygüven’in cevabı gayet net oluyor; "İşimizin detaylarına olan hakimiyetimiz ve hayal gücümüz."
“Fark yaratmak için sahip olmanız gerekenler hayal gücü ve işinizin detaylarına hakimiyet” diyen Aygüven, Horoz'un başka bir özelliğini daha açıklıyor: "Yönetim kadrolarımızın büyük kısmı hem satış hem de operasyon yapmış kişilerden oluşuyor. Çok güncel bir örnek vereyim; Komple Taşıma Departmanının Satış Direktörü Utku Uymaz 6 ay öncesine kadar Operasyonu yönetiyordu.”
Taşımacılıkla başlayan süreç antrepoya kadar uzandı
Horoz Lojistik'in iş süreçleriyle ilgili Aykut Aygüven ile görüştükten sonra, Lojistik Hizmetler Yönetmeni Anıl Haşimoğlu, Koçtaş ile nasıl bir çalışma yürüttükleri hakkında bilgi verdi. Horoz Lojistik&Koçtaş iş birliği 3 yıl önce full-truck taşımacılık ve Milk-run Projesi ile başlamış. İki firma arasındaki iş birliği zamanla gelişmiş ve Koçtaş'ın kendi deposunu kapatması üzerine, Horoz Lojistik Şekerpınar'daki deposunda bu hizmeti vermeye başlamasıyla devam etmiş. Horoz Lojistik, başta Koçtaş'a sadece araç tedariğinde bulunuyormuş. Ardından sıcak toplama hizmeti de vermeye başlamış. Haşimoğlu, "Sıcak toplamada Koçtaş'ın İstanbul’daki tedarikçilerinden ilgili ürünleri toplayarak Taşdelen'de bulunan Koçtaş deposuna götürüyorduk. Ürünler, bu depoda mağazalara göre tasnif edilir, sonrasında TIR’lara yüklenerek mağazalara sevk ediliyordu " diyerek süreci anlatıyor.
Haşimoğlu, projenin bugününü anlatırken " Bir ürünün girişi, bir de çıkışı vardır” diyor ve “Operasyonlarımızı özetlersek; sıcak toplama araçları ile tedarikçilerden ürünlerin toplanması ve depoya getirilmesi, paketleme alanında il bazında tasnif edilmesi Milk-run sürecidir. Diğer taraftan mağaza bazında siparişleri açılmış ürünlerini kendi araçları ile depomuza getirip teslim eden tedarikçiler de mevcuttur. Bu ürünlerin de il bazında tasnif edilip mağaza sevkıyat araçlarına yüklenmesi operasyonu cross-dock sürecidir. Bunların dışında antrepo ve gümrüklerden gelen ürünler ile stoklarda tutulmak üzere yerli tedarikçilerden gelen ürünler de bulunmaktadır. Koçtaş'ın ürünlerini LV3 programımız ile stoklara alıyor ve uygun lokasyonlara kaldırıyoruz. Ardından, Koçtaş'ın göndermiş olduğu sipariş bilgilerine istinaden ürünleri toplayıp tasnif ediyor ve ilgili mağazalara sevk ediyoruz. Ürün hareketleri dışında katma değerli hizmetler adı altında etiketleme ve yeniden paketleme gibi ek hizmetler de vermekteyiz” diyerek depodaki operasyonu özetliyor.
Her projeye özel çalışma
Anıl Haşimoğlu, Koçtaş ile yürüttükleri çalışmayı şu şekilde anlatıyor: "Koçtaş SAP adında bir program kullanmakta, biz ise LV3 adında bir otomasyon sistemi kullanıyoruz. Daha önce ftp ile başlayan bu entegrasyon şu anda web service üzerinden yürümekte. Koçtaş bize gelecek ürünlerin öncesinde bir datasını yolluyor ve böylelikle bir teslim alma verisi oluşuyor. Sonrasında müşteri temsilcisi ilgili kayıtları kontrol ediyor ve operasyon birimine mal kabul bilgisi veriliyor. Operasyondaki arkadaşlarım da ilgili teslim alma numarasını RF terminallerimize giriş yaparak, bu ürünlerin sistemsel mal kabullerini yapıyor. Bunun ardından, ürünlerin sisteme girişleri gerçekleştiriliyor. Bu işlemlerin ardından Koçtaş’a bir rapor göndererek, istenen ürün ile kabulü yapılan ürünün karşılaştırılmasını yapıyoruz. Bu rapor dahilinde SAP raporlarına bizim mal kabullerimiz işlenmiş oluyor. Buna bağlı olarak da haftalık stok mutabakatlarını gerçekleştiriyoruz. Aynı entegrasyon dahilinde Koçtaş sipariş datasını da tarafımıza yolluyor, böylelikle sistemde bir sipariş verisi oluşuyor. Sonrasında müşteri temsilcisi arkadaşlarım ilgili stokları kontrol edip, sipariş toplama iş emirlerini oluşturuyor ve operasyondaki arkadaşlarım da ilgili sipariş numarasını RF terminallerine girerek ürünleri lokasyonlarından topluyor. Takiben paketleme alanında sipariş numarası, ürün kodu ve miktar eşlemesi tekrar edilerek son kontrol ile ürünler yüklenmeye hazır hale geliyor ve irsaliye basımı sonrası sevkıyat gerçekleştiriliyor. Takiben Koçtaş’a bir rapor gönderilerek araç, irsaliye ve sipariş bilgileri firma ile paylaşılmış oluyor. Bu süreçte hem görsel, hem veri bazında farklı formatlarda raporlarımız bulunmaktadır."
“Ekipman kadar satış sonrası hizmet de önemli”
Ekipmanlar, birçok alanda olduğu gibi depolarda da iş süreçlerini hızlandırıyor. Bu noktadan yola çıkarak Haşimoğlu'na kullandıkları ekipmanların özelliklerini sorduk. Horoz Lojistik'in Koçtaş'a hizmet verdiği depo 10 bin 600 metrekare. Deponun tepe yüksekliği 15 metre, saçak altı 12 metre ve rafı yüksekliği ise 12 metre. Depo komple raflıyken 22 bin palet kapasitesine sahip. Deponun 9 bin metrekarelik alanında Koçtaş'a hizmet veriliyor. Depoda 6 adet reachtruck, 3 adet forklift ve 11 adet akülü transpalet ve 13 manuel transpalet ve 21 RF el terminali kullanılıyor. Haşimoğlu'ndan aldığımız bilgiye göre; tüm bu ekipmanlar Rekarma firmasından satın alınmış. Haşimoğlu, ekipmanları ihale yoluyla aldıklarını söylüyor ve makinelerin teknik özellikleri kadar satış sonrası hizmetlerin de önemli olduğunu vurguluyor. Haşimoğlu, "Çünkü bizim işimiz çift vardiya. Zamanla yarışan bir organizasyonumuz var. Bu nedenle işlerin bir saatliğine bile aksaması bizim için büyük sorun. Dolayısıyla bizim tedarikçi değerlendirme sürecimiz oldukça önem arz ediyor. Tedarikçilerimizi sürekli değerlendirmekteyiz. Tedarikçi seçme kriterlerimizden biri de arıza anında bize hemen ulaşmaları. Biz kendi işimizde kaliteye çok önem veriyoruz. Dolayısıyla da tedarikçilerimizin de bizim kalitemizde olması gerekir. " diyerek ekipman alırken nelere dikkat ettiklerini anlatıyor.